Ana Sayfa / Risale-i Nur Külliyatı / Emirdağ Lahikası
 
Bu kitaptaki başka bir konuya git :
Yazı Boyutu : Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu büyült Default Yazı Boyutu
Bu sayfada hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen tıklayınız
 
Nur Talebelerinin Yazdığı Mektuplar (EMİRDAĞ LÂHİKASI-II) 493
de hatırları kırılmasın. Çünkü, on seneden beridir her sabah okuduğu ve başkaları onu tevkil ettiği evrad okumasında sevabı bağışladığı vakit der ki:

"Yâ Rabbi! Benimle görüşmek için gelip görüşemeden dönenlerin defter-i a'mâline de yazılsın" diye ruhlarına hediye ediyor. Üstadımızın bu halini kardeşlerimize beyan ediyoruz.

1

Hizmetinde bulunan

Nur talebeleri

***

Bera-yı malûmat, hem resmî zatlara, hem dostlara

mühim bir hakikatı beyan ediyoruz:

Üstadımız, gençliğinde ve hattâ çocukluğundan itibaren izzet-i ilmiyeyi muhafaza için şiddetle halktan istiğna ediyordu. Zekât ve sadakayı kat'iyen almadığı gibi, İkinci Mektubta da beyan edildiği üzere hediyeyi kabul etmiyordu. Bu hâlin, şimdiki ihtiyarlık ve zayıflık zamanında devam edebilmesi için Cenab-ı Hakkın rahmetiyle o istiğna düsturu hastalığa inkılâb etti. Yani mukabilsiz bir lokma alsa, derhal hasta olur. O lokmayı yiyemiyor. Üstadımız gençliğinde bu kadar muhtaç değildi. Tek başına yaşadığı zamanlar pek az bir masraf kendisine kâfi idi. Şimdi pek çok talebelerine tayın verdiği ve birkaç hastalıkla hasta bulunduğu bir zamanda, o istiğna düsturunun muhafazası için, rahmet-i ilâhiye onu mukabilsiz hediyelerden hasta ediyor. Aynen öyle de: Üstadımıza hürmet dahi manevî bir hediye gibi olduğundan, şiddetle nâsın hürmetinden ve elini öpmesinden kaçıyordu. Tarihçe-i Hayat'ının ve İhtiyarlar Lem'asının şehadetiyle, gençliğinde emsallerinin fevkinde olarak Siirt'in Tillo kasabasında inzivaya girmişti. Ağrı vilâyetinde Şeyh Ahmed-i Hanî* Hazretlerinin türbesine kapandı. Rusya'ya esir düştüğünde, doksan kadar esir zabit kendisinin dini derslerini şevkle dinledikleri halde, üsera kampında Tatarların küçük hâlî bir camiinde bir yer bularak orada yalnızlığa çekildi. İstanbul'da Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye* azalığı gibi cazip ve şaşaalı bir hayat içinde iken, Yuşa Tepesinde kimsesizliği tercih etti. Van'a döndüğünde pek çok eski ve yeni talebeleri arasında sürurlu bir ömrü istemeyerek, Erek Dağındaki bir mağaraya kapandı. En son defa, otuz senede gördüğü emsalsiz zulümlerin neticesi


1- Baki olan yalnızca Allah'tır.
 
Bir Önceki Sayfa Bir Sonraki Sayfa
Bilinmeyen kelimelerin gösterimini kapatmak için TIKLAYINIZ. (Bilinmeyen Kelime Sayısı : 14)
Diğer Kitaplar :