Asâ-yı Musa kitabı Denizli hapishanesinin bir meyvesi olan Meyve Risalesi ile Hüccetüllahi'l-Baliğa Risalesi'nden meydana gelmektedir. Bu risale, adından da anlaşılacağı üzre, tıpkı Musa aleyhisselâmın asâsı gibi, çağımızda fen ve felsefeden gelen inkâr ve küfür karanlıklarını parçalayıp dağıtmakta, tevhid ve hidayet nurlarını herkese göstermektedir.
Çağımızda İslâmî ilimlerden yoksun bırakılarak sadece felsefe ve modern ilimleri tahsil eden öğrenciler çoğu zaman tek taraflı ve ön yargılı olarak yetişmektedirler. Oysa ki okunan her bir ilim dalı kendi mantığı içerisinde Allah'ın varlığını ve birliğini de göstermektedir. Bunu anlamak için, sözkonusu ilimleri tahsil ederken tarafsız ve objektif bir bakış açısıyla kâinatta cereyan eden olaylara bakmak yeterlidir. İşte Asâ-yı Musa Risalesi, ilim öğrencisine böyle bir bakış açısı kazandırması bakımından büyük bir boşluğu doldurmaktadır.
• Namazın insan hayatındaki önemi
• Ölümün ve kabir hayatının içyüzü
• Ömür sermayesinin ne şekilde kullanılması gerektiği
• Ahirete imanın hem dünyada, hem ebedi hayatta saadet vesilesi oluşu
• Amentünün altı şartına iman etmenin zorunluluğu ve bunların birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı
• Her bir ilmin Allah'ın varlığını ve birliğini kendine mahsus bir tarzda gösterdiği
• Kainattan yaratıcısını soran bir dünya seyyahının cevap olarak gördükleri
• Varlıkların yaradılışında tabiat kanunlarının, sebeplerin ve kendi kendine oluşun söz konusu olamayacağı, tabiatçılık fikrinin temel dayanağının hiçbir esasa dayanmadığı gibi konulara değinilmektedir.
Varlığın en küçük birimi olan zerreden tâ yıldızlara ve güneşe kadar her şeyin, Allah'ın bir ve tek olduğunu, eşi ve benzerinin olmadığını; şirk ve küfür yolunun muhal ve imkânsız olduğunu gösterir.
Varlıkların yaradılışında tabiat kanunlarının, sebeplerin ve kendi kendi ne oluşun söz konusu olamayacağını açıklayarak tabiatçılık fikrinin temel dayanakları darmadağın edilmektedir.
Cenab-ı Hakkın varlığına, birliğine ve kâinatta tecelli eden esma-i hüsnanın cilvelerine dair son derece akıcı bir üslupla yazılmış bir dua ve yakarıştır.
Öldükten sonra yeniden dirilişin insanın kişisel ve toplumsal hayatındaki olumlu etkilerini anlatır. Ölümden sonraki dirilişin delillerini parlak bir şekilde gösterir.