Ana Sayfa / Risale-i Nur Külliyatı / Sözler
 
 
 
Sözler
Sözler

Sözler kitabı, Risale-i Nur Külliyatının ana gövdesini ve esasını oluşturur. Risale-i Nur Külliyatından diğer eserler bu ana gövdeden ayrılmış dallar mesabesindedir. Bu itibarla Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Sözler kitabına özel bir ihtimam göstermektedir. Kendi tabiriyle Sözler, günümüz insanlarının manevi yaralarına şifalı bir merhem, küfür karanlıklarından gelen hücumlara karşı en faydalı bir nur ve dalalet vadilerinde şaşkın şaşkın dolaşanlar için en güzel ve doğru bir rehberdir. Sözler, Kur'an hakikatlerinin birer anahtarı ve o hakikatleri inkar etmeye çalışanların başlarına inen birer elmas kılınçtır. Sözler eserinin içerisinde yer alan konulardan seçmeler:

  • Besmelenin mana ve hakikati
  • Namazın beş vakitte kılınmasının hikmetleri
  • Öldükten sonra yeniden dirilişin ve ahiret hayatının delillerle ispatı
  • Kur'an hakikatlerinin felsefe ile karşılaştırılması ve inkarcı felsefenin mağlubiyeti
  • Şeytanın insan kalbine verdiği vesvese hastalığını giderecek manevi ilaçlar
  • Kur'an'ın kırk yönüyle mucize olduğunun izahı ve ispatı
  • Kader konusunun herkesin anlayabileceği bir şekilde izahı
  • Mezhepler arasındaki ihtilafların sebepleri ve içtihad konusuna özel bir yaklaşım
  • Ruhun mahiyeti ve ebediliği, kıyametin gerçekleşmesi, Cennetle ilgili konular
  • İnsanın yaratılışına yerleştirilen 'ene'nin hakikati ve içyüzü. Din ve felsefenin benlik sorununa yaklaşım biçimleri
  • Atomların hareketlerinin sırları
  • Vahdaniyetin varlık alemindeki delilleri

Boyutlar: 17*24 cm, 969 sayfa, ISBN: 975-6382-00-7


Külliyat Sayfa Sayısı : 969
 
 
İÇİNDEKİLER
Sunuş 9
Birinci Söz 11
  Besmelenin mana ve hakikatını bir temsil ile izah ve tefsir eder. On Dördüncü Lem’anın İkinci Makamı: Bismillahirrahmanirrahîm’in Kur’an’ın bir özeti ve sırlarının bir anahtarı olduğunu altı sır halinde anlatır.  
İkinci Söz 24
  İmanın bitmez, tükenmez bir hazine olduğunu, iman hakkındaki ayetlerin ışığında bir temsil ile açıklar.  
Üçüncü Söz 27
  İnsan hayatı için ibadetin ne büyük manevî bir ticaret olduğunu ibadetle ilgili ayetlere dayanarak ifade eder.  
Dördüncü Söz 30
  Namaz hakkındaki bir hadise dayanarak, namaz kılan bir kimsenin ne kadarkârlı bir ticaret yaptığını, namaz kılmayanın ise ne kadar zarar ve ziyan içinde olduğunu beyan eder.  
Beşinci Söz 32
  Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, insanın en önemli vazifesi olduğunu bir temsil ile izah eder.  
Altıncı Söz 35
  Cenab-ı Hakkın insana bir emaneti olan nefs ve malını yine Ona satanların, Onun nam ve hesabına kullananların beş derece kâr içinde kâr ettiklerini; satmayanların ise beş derece zarar içinde zarar ettiklerini gayet ikna edici ve inandırıcı bir temsil ile açıklar.  
Yedinci Söz 40
  Allah’a ve ahirete iman etmenin insan için ne kadar lüzumlu olduğunu, dünya hayatı ile ilgili ayetleri tefsir ederek, gaflette olanların dünyalarının ne kadar acıklı olduğunu izah edip ispat eder.  
Sekizinci Söz 45
  Dünyanın içyüzü ile birlikte insanın mahiyetini ve insanda dinin mahiyetini, bu konudaki ayetlerin önemli bir sırrını Hz. İbrahim’e gönderilen suhufta yer alan temsil ile güzelce izah eder.  
Dokuzuncu Söz 52
  Namazın beş vakitte kılınmasının ve özellikle de bu vakitlere tahsis edilmesinin hikmetlerini, bu husustaki ayetlere dayanarak çok tatlı ve özlü bir ifade ile izah eder.  
Onuncu Söz 62
  Haşir ile ilgili ayetlerin çok önemli bir hakikatını on iki mantıkî ve makul örneklerle, on iki parlak ve kesin hakikatlerle tefsir eder. Öldükten sonra yeniden dirilmenin lüzumunu ve bunun nasıl bir şekilde gerçekleşeceğini, ahiretin varlığının niçin zarurî olduğunu ikna edici delillerle ispat eder. Birinci Zeyl: Ahiret inancının toplum hayatı için ne kadar lüzumlu bir hakikat olduğu hakkındadır. İkinci Zeyl: Hayatın mahiyetinin, ahiretin varlığını ispat etmekle beraber diğer iman esaslarının da tahakkukuna işaret ettiğini gösterir. Üçüncü Zeyl: Kıyametten sonraki diriliş ile ilgili değişik soruları cevaplar. Dördüncü Zeyl: Haşir ile ilgili başta Yasin Suresinin bir kısım ayetleri olmak üzere değişik ayetlerin tefsirini yapar.  
On Birinci Söz 150
  Cenab-ı Hakkın rububiyetinin, kâinattaki çeşitli tecellilerine karşılık insanın mahiyeti ve o mahiyet içindeki kulluk vazifesini gayet güzel bir şekilde ifade eder. Kâinat çapındaki bir dairede tecelli eden rububiyete mukabil, mükemmel bir ubudiyetin tablolarını gösterir.  
On İkinci Söz 162
  Kur’an’ın hikmet ve faziletiyle ilgili yüzlerce ayetin mühim hakikatlerini felsefenin hikmeti ile karşılaştırarak felsefenin mağlubiyetini izah eder.  
On Üçüncü Söz 170
  Birinci Makam: Kur’an hikmetinin, felsefenin fakir ve düşük fikirlerinden beri olduğunu, Kur’an hakikatlerinin şiirden müstağni olduğunu bu husustaki ayetlerin tefsirini yaparak anlatır. İkinci Makam: Gençliği dalâlet ve sefahet bataklığına düşmekten kurtaran esasları beyan eder. İmanda, bu dünyada dahi hakiki bir Cennet lezzeti olduğunu, küfürde ise cehennemî bir azap ve sıkıntı bulunduğunu izah eder. Hapse düşen mahkumlara imanî ve ahlakî tavsiyelerde bulunur. “Hüve Nüktesi” ile hava sayfasındaki harikalıkları anlatır.  
On Dördüncü Söz 202
  Kur’an ve Hadisin yüksek ve geniş bir kısım hakikatlerini göze görünecek derecede anlaşılmasını kolaylaştıracak şekilde izah eder. On Dördüncü Sözün Hatimesi: Gafil kafaya bir tokmak ve bir ibret dersidir. Ölümün hiçlik ve yokluk olmadığını, gerçek hayatın ahiret hayatı olduğunu izah eder. On Dördüncü Sözün Zeyli: Deprem ile ilgili altı soruya verilen cevaplardır.  
On Beşinci Söz 217
  Şeytanlarla melekler arasındaki çatışmaları konu alan ayetlerin izahını yaparak, şeytanî vehimleri defeder. On Beşinci Sözün Zeyli: Kur’an’ın Allah kelâmı, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) de Alllah’ın elçisi olduğunu delillerle ispat eder.  
On Altıncı Söz 238
  Allah’ın bir ve tek olmasıyla beraber yardımcısız olarak kapsamlı bir tasarruf sahibi olduğunu, mekândan münezzeh olmasıyla beraber her yerde hazır bulunduğunu ve son derece ulviyetiyle beraber her şeye yakın olmasının sırlarını ifade eden ayetlerin güzel bir tefsiridir.  
On Yedinci Söz 249
  Dünya hayatının lezzeti içindeki ölüm acısını, neşe ve kavuşmak zevki içindeki ayrılık elemini, Rahman ve Kahhar isimlerinin cilvelerindeki uyumluluğu gayet güzel bir şekilde gösterip tefsir eder. • Kalbe Farsça Olarak Doğan Bir Münacat. • Gaflette Olanların Dünyasının Hakikatını Tasvir Eden Bir Levha. • Hidayet ve Huzur Sahibi Olan Kimselerin Durumlarına İşaret Eden İkinci Levha. • Barla Yaylası, Çam, Katran, Ardıç, Karakavağın Bir Meyvesi. • Yıldızları Konuşturan Bir Yıldızname.  
On Sekizinci Söz 279
  Nefsi, şöhret ve gurur hastalığından kurtarmanın yollarını anlatır. Çirkin gibi görünen şeylerin güzel yönlerinin olduğunu gösterir. Kâinattaki sanat güzelliğinin Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliğini gerektirdiğini açıklar, ilgili ayetlerin güzel bir tefsiridir.  
On Dokuzuncu Söz 285
  Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliğini On Dört Reşha halinde kesin ve parlak delillerle ispat eder.  
Yirminci Söz 298
  Birinci Makam: Şeytanın insan kalbine attığı üç ayete karşı üç müthiş şüpheyi gidererek Kur’an’ın taklid edilemez bir mucize olduğunu gösterir. İkinci Makam: Peygamberlerin gösterdikleri mucizelerin her birinin, medeniyet ve teknolojinin en ileri noktalarına parmak basarak insanları yeni buluşlara teşvik ettiğini örneklerle izah eder.  
Yirmi Birinci Söz 326
  Birinci Makam: Namazın kıymetini ve faidesini göstererek en tembel inasana bile namaza karşı bir şevk verir. İkinci Makam: Şeytanın, insan kalbine verdiği vesveseleri giderecek ilaç ve merhemleri gösterir.  
Yirmi İkinci Söz 338
  Birinci Makam: Allah’ın varlığını ve birliğini bütün isim ve sıfatlarıyla ispat eder. İkinci Makam: Tevhidin hakikatını ve gerçek tevhidi on iki parlak delil ile ispat ederek cemal, celâl ve kemal sıfatlarını vahdet içinde gösterir.  
Yirmi Üçüncü Söz 376
  En güzel bir surette yaratılmış olan insanın ancak iman nuruyla hakiki insan vasfını kazanarak âlâ-yı illiyyîne çıkabileceğini; aksi takdirde küfür karanlığına düşerek aşağıların aşağısına yuvarlanacağını İki Mebhas ile izah eder.  
Yirmi Dördüncü Söz 402
  Cenab-ı Hakkın güzel isimlerinin cilvelerini ve bu cilvelerin sırlarını izah ederek bazı hadislere karşı duyulan vehimleri ikna edici delillerle reddeder. “Beş Dal” ile çok önemli, değişik soruları cevaplar.  
Yirmi Beşinci Söz 443
  Kur’an’ın kırk vecihle mucize olduğunu çeşitli ayetlerden örnekler getirerek akıcı ve ikna edici bir üslup ile ispat eder. Birinci Zeyl: Kur’an’ın Allah kelâmı olduğunu ispat eden deliller hakkındadır. Emirdağ Çiçeği: Kur’an’daki tekrarlarla ilgili itirazlara cevaplardır.  
Yirmi Altıncı Söz 574
  İmanın altı esasından birisi olan kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine iman etmenin sırlarını, avamın bile anlayabileceği bir şekilde izah eder.  
Yirmi Yedinci Söz 594
  İçtihad konusunu, sahabeler dönemi ile çağdaş dönemi karşılaştırarak tahlil eder; mezhepler arasındaki ihtilâfların sebeplerini ve sırlarını, örneklerle açıklığa kavuşturur.  
Yirmi Sekizinci Söz 617
  Ebedî Cennetle ilgili bazı suallere muknî ve kısa cevaplardır.  
Yirmi Dokuzuncu Söz 626
  Melâike ve ruhanilerin vücutlarını ispat eder. Kıyametin nasıl gerçekleşeceğini, ölümden sonra yeniden dirilişi, ruhun ebediliğini ve ebedi saadetin varlığını delillerle açıklar.  
Otuzuncu Söz 669
  Birinci Maksad: İnsanın fıtratında yerleştirilmiş olan “ene”nin mahiyetini, din ve felsefenin benlik sorununa bakış açılarını gayet parlak bir şekilde anlatır. İkinci Maksad: Varlıkların en küçük birimini teşkil eden zerrelerin hareketlerindeki hikmetleri ve sırları izah eder.  
Otuz Birinci Söz 700
  Peygamberimiz (s.a.v.) en büyük mucizelerinden birisi olan mirac mucizesinin hakikatını, gerçekleşme biçimini ve böyle bir mucizeye olan ihtiyacın mahiyetini, aklî ve naklî delillerle izah eder.  
Otuz İkinci Söz 741
  Birinci Mevkıf: Allah’ın birliğine dair olan delilleri öyle bir şekilde izah eder ki, şirk ve küfür yolunun muhal ve imkânsız olduğunu gösterir. İkinci Mevkıf: Allah’ın birliğine şüphe düşürmek isteyen dalâlet ehlinin vehim ve itirazlarına susturucu delillerle cevap verip onları ilzam eder. Üçüncü Mevkıf: Dalâlet ehli ile hidayet ehli arasındaki farkları göstererek, her ikisinin hayata bakış açılarını ayrı ayrı izah eder.  
Otuz Üçüncü Söz 819
  Otuz üç ayeti tefsir ederek, her şeyde Cenab-ı Hakka açılan bir pencere bulunduğunu gayet parlak ve akıcı bir üslup ile tefsir eder.  
Lemeat 869
  Yarı nazım biçiminde kaleme alınmış olan bu risale, tevhid ve kelâm gibi konuların yanı sıra sosyal, siyasal ve kültürel bir çok konuyu gayet kısa ve veciz ifadelerle izah eder.  
Bir Konferans 944
  1950 yılında Ankara Üniversitesi mescidinde yapılan bir konuşmadır.